Sayfalar

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Yaşamınızda Feng Shui (Karen Kingston)

Şair ne demiş, “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak”… Peki, hiç yaprak tutmasak nasıl olurdu?

Karen Kingston, “Feng Shui ile Kutsal Alanınızı Yaratmak” kitabında mekânsal enerji tıkanıklıklarının giderildiği 'Alan Arındırma' tekniğini anlatır. Üç bölümden (fiziksel temizlik, birikmiş enerjilerin temizliği ve dağınıklığın giderilmesi) oluşan tekniğin dağınıklıkla ilgili son bölümüne ilişkin yoğun bir ilgi ve geri bildirim olunca, sırf bu konuya ilişkin bir kitap yazmaya karar verir. 

Karen Kingston kitabında özellikle dağınıklık/biriktirme alışkanlığı/atamama durumunu ele alıyor. Farkındalık yolunda, evinizi - ofisinizi -masanızı - hatta bilgisayarınızı ıvır-zıvıra boğmak, hangi bağımlılıkların ve yüklerin sembolü? Bunları etrafınızda tutmak fiziksel, zihinsel, ruhsal olarak sizi nasıl etkiliyor? Gereksiz yüklerden nasıl kurtulursunuz?


Dışımız, içimizi yansıtıyor.  Fiziksel düzlemde eşyalarımız, bilincimizdeki (ya da bilinç dışındaki) yüklerin sembolü olabiliyorlar. Kitapta sadece gereksiz eşyadan kurtulmanın yararlarına değinilmiyor. Örneğin bedenimizde tutulan birikintinin de (150 Yıl Yaşayabiliriz kitabında ayrıntısıyla okuyabileceğiniz gibi) gereksiz eşyadan farkı yok. Hatta bu ikisi kadar somut olmayan şeylerin bırakılmasında da kuşkusuz ferahlık var. Ve aslında istenen de budur. Örneğin bizi hapsettiğini hissettiğimiz inanç kalıpları, kısıtlayıcı toplumsal sözleşmeler, bizi durağanlaştıran alışkanlıklar, bağımlılıklar... Tüm bu gereksiz şeyleri her an terk ediyor olmak, hakikate yolculuğun önemli esaslarındandır. 

Karen Kingston’ın kitabı enerjinin yumuşak şekilde akmasını engelleyen, hayatımızı durağanlaştıran birikintiden kurtulmanın ilham verici yollarını gösteriyor ve okuru bir başlangıç yapması yönünde cesaretlendiriyor.

30 Haziran 2014 Pazartesi

Kokoloji (İsamu Saito, Tadahiko Nagao)


Kendini keşfetme oyunu...

Kokoloji, psikolojik bir kuramsal arka plana sahip küçük oyunlardan oluşuyor. Oyunlarda hazırlanmış metinler çoğunlukla bir soruyla bitiyor ve bu soruya –kendiliğinden- verilen yanıt kendinizi tanımanızda size yardımcı oluyor. Kitapla baş başa biraz vakit geçirdikten sonra, oyunları arkadaşlarınıza da oynatabilirsiniz. 

Grup halindeyken arkadaşlarınızdan dikkatlerini sesinize vermelerini ister, metinleri hafif hipnotik bir sesle okursanız ilginç şeyler olacaktır. (Metinlerde yer yer imgeleme akışını sekteye uğratabilecek pürüzler görürseniz, o tür fazlalıkları atarak okuyabilirsiniz) Bazı oyunlarda, metnin sonunda seçenekler de sunuluyor. Seçenekleri okumadan önce duraklayın ki arkadaşlarınız herhangi bir yönlendirme olmadan içlerinden yükselen yanıtı öncelikle duysunlar. Kendi uygulamalarınız için de, düşünmeden, doğrusunu bulmaya çalışmadan, çabasız gelen bu yanıt çok değerli.


Oyunların bazılarında arkadaşlarınızdan yanıtlarını paylaşmalarını istedikten sonra, yorum kısmını okuyarak eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Bazı oyunlar ise arkadaşlarınızı iç görüleriyle baş başa bırakmayı gerektirecek nitelikte. Bu gibi oyunlarda yanıtları almadan, doğrudan kitaptaki yorumları okuyarak bırakabilirsiniz.

24 Haziran 2014 Salı

150 Yıl Yaşayabiliriz (Mikhail Tombak)


150 yıl yaşayabilir miyiz? Nasıl? 

Mikhail Tombak, bedenimize iyi bakarsak 150 yıl yaşayabileceğimizi savunuyor. Kitabına insan sağlığına zarar veren 5 ana etmeni sayarak başlıyor. Omurganın ihmal edilmesi, hatalı nefes almak, hatalı beslenmek, bedenin iç temizliğinin ihmal edilmesi ve yaşamdan keyif almak yeteneğinden yoksun olmak. Kitapta bu beş alana ilişkin pratik egzersizler, tavsiyeler, tarifler, uygulamalar ve reçeteler yer alıyor. Örneğin, bedenin iç temizliği kısmında zeytinyağı ve limon suyu içilerek yapılan, ‘neştersiz bir ameliyat’ - karaciğer (ve safra kesesi) temizliği çok ilginç. Belirttiğim gibi bütünsel bir yaklaşıma sahip kitapta pek çok yararlı öneri bulabileceksiniz. Peki, gazetelerde bile binlerce benzerini bulabileceğiniz bu önerilerin diğerlerinden farkı ne? Bu kitapta aktarılan bilgiler, binlerce yıllık doğu ve batı doğal şifacılığının modern tıp ışığında harmanlanmasından ve uygulamadan elde edilen deneyimlerle geliştirilmesinden doğuyor. Tamamen doğal ve kolay bulunabilen malzemelerle yapılıyor olması da bir başka artısı. Sağlığı takıntı haline getirmekten söz etmiyorum. Ama insanların, bedenine bu gibi yollarla iyi bakmasının da yaşam kalitesinde ve enerji düzeylerinde büyük bir fark yaratacağını düşünüyorum.

19 Haziran 2014 Perşembe

Farkındalık Maceraları (Dr. Jan Chozen Bays)

Farkındalık: "Etrafınızda ve içinizde –bedeninizde, kalbinizde ve zihninizde- olanlara, bilerek tam bir dikkat göstermek, eleştirisiz ve yargısız bir bilinçlilik içinde olmak"..

Bir çocuk doktoru ve aynı zamanda Zen yolunun takipçisi Dr. Jan Chozen Bays, kitabında haftalık farkındalık uygulamalarının bir derlemesini sunuyor. Bays’in kitabında yer verdiği tanımıyla farkındalık, ‘etrafınızda ve içinizde –bedeninizde, kalbinizde ve zihninizde- olanlara, bilerek tam bir dikkat göstermek, eleştirisiz ve yargısız bir bilinçlilik içinde olmaktır.’ Şimdi’nin Gücü kitabında da ayrıntısıyla okuyabileceğiniz gibi zihinsel gevezeliği susturmak, geçmiş-gelecek fantezilerinden kurtulup anda olmak farkındalığın anahtarı olarak görülmektedir. Zen yolunun özünde yer alan bu unsura kitapta özel önem verilerek, öncelikle bu zihin durumunun oluşturulması ve günlük yaşantımızın sıradanlığı içinde korunabilmesi amaçlanıyor.

Uygulamalarla hayatın içinde artık kemikleşmiş kalıplara oturttuğumuz, otomatikleştirdiğimiz gündelik şeylere (örneğin yemek yemek, sesler, toprak, araba kullanmak, çalan telefonu açmak, eller…) dikkat çekiliyor. Tüm bu ‘kanıksanmış’ şeylere ilişkin birer haftalık farkındalık alıştırmalarıyla kalıpların kırılması, anda olmanın getirdiği berrak bilişle bireysel bulgulara ulaşıp derin dersler çıkarılması hedefleniyor.

Kitapta 53 alıştırmaya yer verilmiş. Alıştırmaların her birine ilişkin -alıştırma bittikten sonra okunması istenen- muhtemel bulgular ve derin dersler kısımlarında yer verilmiş. Elbette, bu kısmın orada yazıldığı gibi kabul edilmesi gerekmiyor. Kuşkusuz kendinizi tanımak için yaptığınız bazı alıştırmalarda kitapta çizilen çerçevenin dışında kendinize özgü bulgular ve dersler de çıkaracaksınız.

10 Haziran 2014 Salı

Kanatlı Sözler

Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor, kendini değiştirmeyi düşünen yok. 
(Lev Tolstoy)

(İllüstrasyon: Ryan McArthur)

6 Haziran 2014 Cuma

Zero Limit (Joe Vitale, Dr. Ihaleakala Hew Len)


Sıfır noktası, hiçliğe ulaştığımız noktadır. Orada ne bir veri, ne bir bilgi, ne bir yargılama ne de bir inanç vardır. Sıfır noktasında ilham alabilir ve bu ilhamla hareket edebilir hale geliriz.

Joe Vitale için ‘bir yeniçağ girişimcisi’ desek yanlış olmaz. Vitale bu kez, Dr. Hew Len’in inanması güç bir başarısını duyuyor ve onun peşine düşüyor. Ondan danışmanlık alarak başladığı süreçte Dr. Hew Len’in yöntemlerinden ve onun da (muhtemelen ‘el aldığı’) bir Kahuna’dan öğrenmiş olduğu Hawaii öğretisinden çok etkileniyor. Zero Limit kitabı (ve takip eden seminerler, web sitesi… vs)  bu şekilde doğuyor. Joe Vitale, kitapta yöntemi ve arkasındaki öğretiyi Dr. Ihaleakala Hew Len ile soru cevap şeklindeki diyalogları ve kendi deneyimleriyle harmanlayarak akıcı ve zevkli bir şekilde sunuyor.

Dr. Ihaleakala Hew Len şunu anlamamızı istiyor: Olan biten her şeyin sorumlusu biziz. İşlerin düzelmesini istiyorsak dışarıyla ilgilenmeyi bırakıp içimize yönelmeliyiz. Suçlu aramak, şikâyet etmek, yargılamak gibi yararsız meşguliyetlere son verip, ortaya çıkan durumların içimizdeki sebeplerine dönük çalışmalıyız. Bilinçaltımızdan (ve hatta kollektif bilinçdışından) bize ve diğerlerine etki eden negatif yükün bırakılması (dönüştürülmesi), ilhamla hareket edilen, teslimiyet ve huzur içinde olunan bir duruma gelmemizi sağlıyor. ‘Sıfır sınırına’ ulaşmak için bilinçli zihinden doğan yetersiz düşünceleri (ve aslında her şeyi; hatıraları, inançları, kalıpları, kısıtları….) bırakmak gerekiyor. Ho’ponopono, sıfır sınırına yaklaşmak –arınmak- için çok basit, zevkli ve etkili bir yöntemler demeti sunuyor. Bunları bildiğiniz diğer yöntemlerle birleştirmek, farklı uygulama alanları bulmak da yaratıcılığınıza kalmış. Kuşkusuz Hew Len’in anlattıkları yöntemle sınırlı değil. Arka planda yatan öğretinin ayrıntılarında evrensel bazı nitelikleri siz de saptayacaksınız. Hakkında kitap okumuş olabileceğiniz birçok konunun Joe Vitale ve Hew Len’in arasında geçen konuşmalarda yer aldığını da göreceksiniz.

3 Haziran 2014 Salı

Kanatlı Sözler

Sen okyanusta bir damla değilsin; bir damlada bütün okyanussun.
(Mevlana)

(İllüstrasyon: Ryan McArthur)